TÜRK MILLI EGITIM'IN ÖNEMI
Toplum hayatina uyum saglama, kisilik kazanma, iyi bir insan ve iyi bir vatandas olma ancak iyi bir egitim sayesinde olur. Toplumsal bir ihtiyacin karsilanmasi olan egitim, bir devlet hizmetidir. Her ülkenin egitim sistemi, o ülkenin gelecegini ilgilendirir. Bu sebeple genç kusaklar, toplumun ihtiyaçlarini karsilayacak sekilde yönlendirilir ve egitilirler.
Gençlerin egitimiyle ilgili olarak Atatürk sunlari söylemistir: "Yetisecek çocuklarimiza ve gençlerimize, görecekleri ögrenimin siniri ne olursa olsun, ilk önce ve her seyden önce Türkiye'nin bagimsizligina, kendi benligine, millî geleneklerine düsman olan bütün unsurlarla mücadele etmek geregi ögretilmelidir. Dünyada milletlerarasi duruma göre böyle bir mücadelenin gerektirdigi manevî unsurlara sahip olmayan kisilere ve bu nitelikte kisilerden olusan toplumlara hayat ve bagimsizlik yoktur."
Atatürk'ün egitim konusunda üzerinde önemle durdugu bir baska husus, insanlarin inançlarinda ve düsüncelerinde özgür hâle gelmeleri idi. Ilerleme ve yenilesme, bilimde ve teknikteki gelismelere açik olmakla mümkündür.
Büyük Önder, ögretmenlere seslenirken "Hiçbir zaman hatirimizdan çikmasin ki cumhuriyet sizden fikri hür, vicdani hür, irfani hür nesiller ister." diyerek kararlarini özgürce verebilen ve yeniliklere açik nesiller yetistirmenin önemini dile getirmistir.
|