ÇOCUĞUN KİŞİLİK GELİŞİMİ
ÇOCUĞUN KİŞİLİK GELİŞİMİ İÇİN ONU DİNLERKEN NE YAPMALIYIZ?
Ona değer verilmeli, söz hakkı verilmeli, duygu ve düşüncelerini özgürce söylemesine olanak sağlanmalı, onun anne babasından ayrı, kendine özgü düşünceleri olabileceği kabul edilmelidir.
Çocuk anne ve babasına bir yaşantısını anlatmak için konuşmaya başlarsa hemen öğüt verilmeye başlanır. Bu yaklaşım çocukta zorunluluk hissi, suçluluk duygusu.direnç, isyan duyguları geliştirir.Çocukla iletişim başından kesilir. Aynı durumda yargılayıcı davranmak, eleştirmek, ad takmak da İletişimi kesecektir. Bu davranışlar çocukta anlaşılmazlık, itilmişlik, haksızlığa uğramışlık psikolojisi ve çaresizlik hissine yol açar. Çocuk içe kapanır. Çocuk ya terslenir yada geri zekalı falan olduğuna inanmaya başlar. Böylece kendine güveni sarsıldığı için başarılı olması engellenmiş olur.
Çocuğun anne babaya bir şey anlatırken ona hemen soru sorulmaya başlanması anne babanın önyargılı yaklaşması anlamını içerir. Bu yaklaşım çocuğu eleştiriyormuş hissi verir. Bu onu zorunlu çözüme öneltir. Çocuk bu durumdan ürküntü duyar, kendini savunma hissine kapılır. Aynı durumlarda büyüklerin teşhis, tanı koymaları, meseleyi irdelemeye çalışmaları da iletişimi kesici bir yaklaşımdır. Çocukta düşünceleri okunuyormuş hissiyle sinirlilik , sabırsızlık, savunmaya ihtiyaç, köşeye sıkıştırılmışlık ve yanlış anlaşılmışlık hissine yol açar.
Hemen çocuğun teselli edilmesi gerektiğini düşünerek hareket etmek, konuyu değiştirmek çok sık kullanılan iletişim engelidir. Bu yöntem çoğunlukla etkilidir ama önce çocuğun kendisini algıladıklarından emin olması şarttır. Aksi halde onda anlaşılmamışlık, önemsenmemişlik hissi gelişecektir.Bu duygular zamanla kızgınlık duygusuna dönüşebilecektir.Bu engelleri etkisiz hale getirmek isteyen bir yetişkin çocukla konuşurken onunla yüz yüzeolmaya özen göstermelidir. Çocuğun gözlerine bakmalıdır. Çocuğun sözlerine ve düşüncelerini engellemekten kaçınmalıdır. Bunun için tarafsızca ya..., hım...., h ıhı gibi seslenişlerle, kafa sallayarak,ilgili görünecek şekilde bir duruş yoluyla vücutsal tepkiler vererek dinlediğini göstermelidir. Bu esnada yetişkinin; çocuğun sözlerini kendi terimleriyle tekrarlaması ve onun duygularını isimlendirerek dile getirmesi de mümkündür. Bütün bunların yerine getirilmesiyle dinlendiğine inanan çocuk yanlış anlaşılmadığından emin bir duyguyla daha etraflı düşünme fırsatını yakalar. Böylece meselelerin derinine inilebilir. Yorumsuz algılandığını hisseden bir çocuğun kendine güveni artar.Bu dinleme davranışı esnasında anne babada düşünmeye fırsat bulacak, konuyu etraflı düşünmeye zamanı olacak, hem çözümü çocuğun bulmasına önayak olacaktır. Dolayısıyla her anne baba çocuğunu eğitirken iyi bir dinleyici ve gözlemci olmak zorundadır.
Amaç kendi beklentilerimiz doğrultusunda çocuklar yetiştirmek değil; kendisi gibi olabilen, yaşamı boyunca kendisine karşı sorumlu, kendisiyle barışık, çevresini dikkate ala, uyum sağlayan çocuklar yetiştirmektir. Çocuk eğitimi sırasında sevgi saygı eksik edilmeden onun olgunlaşmasını beklemek esastır.Bir çocuğu diğerinden üstün tutmak yapılacak en kötü davranışlardandır. Bu nedenle çocukları kardeşleriyle,diğer çocuklarla karşılaştırmamak gerekir. Dahası sık sık kendimizi yada diğer yetişkinleri örnek göstererek onu eğitmemiz mümkün değildir. Tabii ki bu ve diğer konularda; çocukla ilgilenen tüm büyüklerin fikir
birliği içerisinde, tavır birliği içinde olmaları gerekir.Anne baba çocukların ihtiyaç duyacağı ve kendi imkanlarının elverdiği kadar zamanı sadece çocuğuyla ilgilenmek için ayırmalıdır. Bu sırada ve diğer zamanlarda bir işi çocuklarının yerine yapmaktan çok onun yapmasına imkan hazırlamak ve ona deneme yanılma şansı vermek daha yararlı olacaktır. Ortam
hazırlamak, yapabilmesi için ona destek vermek onu geliştirecek, kendine olan güvenini sağlayacaktır.Çocuğun başarısızlığa düştüğü durumlarla karşılaşılabilir. Böylesi durumlarda onun kendine olacak güveni sarsacak davranışlardan dikkatle kaçınmak gerekir.Çocuk eğitimi esnasında asla cinsiyet ayrımı yapılmamalıdır.Erkek çocuğa ayrı, kız çocuğa ayrı
özen, davranış ve kurala hiçbir mantılı açıklama getirilemez.Bu gibi; tehdit ve şiddet de çocuk eğitiminde asla yer almamalıdır. Evde ve günlük hayatta uyulması istenen kuralların uygulanması esnasında anne baba kararlılık içerisinde olmalıdır.Bir de; her anne baba her istediğini her istediği yer ve zamanda yapamayacağını öğretmek zorundadır.Bunun yanı sıra
kabullenilmesi gereken diğer şey de; büyüklerinde hata yapabilecekleri ve gerektiğinde çocuklarından özür dileyebilecekleridir. Hatalı olduğunu anlayan her anne baba çocuğundan içtenlikle ve alçak gönüllülükle özür dilemelidir.
Şimdiye kadar değinilen davranış kalıplarına uyulmadığı taktirde çocuğun sosyalleşmesi ve ruh sağlığını koruması tehlikeye girmektedir. Bu nedenle yaşamı boyunca değişen ortamlara, yaşantılara uyum sağlamakta zorlanabilir.Çocuğun sosyalleşmesine engel olan ve ruh sağlığını bozan diğer nedenlerde şunlardır,
- Ailenin sosyo-ekonomik düzeydeki yetersizlik,
- uzun süreli yetersiz beslenme,
- evdeki yaşam standartlarının çok düşük olması,
- geçirilen uzun süreli hastalıklar,
- çocuğun çok sevdiği yakınından ayrılması, onu kaybetmesi,
- ailesinden getirdiği kalıtsal hastalıklar,
- aile içi şiddet
Yararlanılan kaynaklar:
Leyla Navaro, Beni Duyuyor musun?
Nadire Türkay, Anne-Baba- Çocuk
Thomas Morgan, Anne-Baba Eğitimi
Fatma Adak
Felsefe Öğretmeni
|